İletişim Başkanlığı desteğiyle “Pandeminin Ardından, Yeni Umutlar İçin El Ele” konseri düzenlendi

featured
service

İletişim Başkanı Fahrettin Altun, konser için gönderdiği metinde “Ermeni, Rum, Süryani, Musevi ve Keldani cemaatlerimizin değerli temsilcilerinin Beyoğlu St. Antuan Kilisesi’nde bir araya gelmesini, bir arada yaşama kültürünün en güzel örneği olarak görüyorum” dedi.

St. Antuan Kilisesi’nde gerçekleşen konserde, solist, Dr. Karin Çubukciyan Bozkurt’a, org sanatçısı Anna Gevorgyan Uğurluyan eşlik etti.

İletişim Başkanı Prof. Dr. Fahrettin Altun’un etkinliğe gönderdiği metin, konser öncesi Peder Şirvan Mürzyan tarafından okundu.

İletişim Başkanı Altun’un açıklamasında, salgının sona ermesi dolayısıyla konserin düzenlendiğine işaret edilerek, “Bu güzel etkinlikte Ermeni, Rum, Süryani, Musevi ve Keldani cemaatlerimizin değerli temsilcilerinin gerçekten böylesi güzel bir atmosfere sahip Beyoğlu St. Antuan Kilisesi’nde bir araya gelmesini, bir arada yaşama kültürünün en güzel örneği olarak görüyor, son derece anlamlı buluyorum. Pandeminin başladığı 2019’dan bu yana çok zorlu bir dönemi, tüm dünya olarak yaşadık. Bu süreçte 6 milyonun üzerinde insan hayatını kaybederken, bizler bu derin acıyı zaman zaman ailemizde, zaman zaman yakınımızda yaşadık.” ifadelerine yer verildi.

Salgında büyük fedakârlık gösteren sağlık çalışanlarına teşekkür eden, yaşamını yitirenlere de baş sağlığı dileyen İletişim Başkanı Altun, şunları kaydetti:

“Pandemi sürecinde kaybettiğimiz insanların, kaçırdığımız zamanın, doyasıya yaşayamadığımız ve rahat nefes bile alamadığımız anların bize öğrettiği en büyük ders, bizlere bahşedilen yaşamın ne kadar güzel ve değerli olduğunu anlamak ve yaşadığımız her ana şükretmek oldu.

Türkiye olarak koronavirüs salgınıyla başarılı bir mücadele verirken, bu mücadelenin kolektif olduğu bilinciyle hiçbir ülkeyi bu süreçte yalnız bırakmadık, birçok ülkeye yardımda bulunduk, onların yanlarında olduk. Din, dil, ırk ayrımı yapmaksızın bir ve beraber olmanın, kardeşliğimize sıkı sıkıya sarılmanın ne kadar önemli olduğunu her zaman vurguladık. Şimdi 2 yıl süren pandeminin ardından dünyada ve ülkemizde yeni bir süreç başlıyor. Bu süreçte eskisinden çok daha fazla bir arada olmak, toplumlarımızın beraberlik bilincini diri tutmak ve tek vücut halinde hareket etmek, her zamankinden daha fazla önem taşıyor. Biz de Türkiye’yi gelecek yüzyıla bu birliktelik ruhuyla taşıyacağız.”

“İyilik ve sevgi temennilerimizi hep birinci sırada tutacağız”

Soprano Dr. Karin Çubukciyan Bozkurt da koronavirüs salgınının insanlık için bir sınav olduğunu belirterek, “Dil, din, ırk bütünlüğü içerisinde kalplerimizle birleşip yeni umutlar için el ele vererek Tanrı’ya dualarımızı göndermektir. Öncelikle hekim kimliğimle tüm Kovid dönemi boyunca çalışan bir doktor olarak, başta tıp doktorları olmak üzere, tüm sağlık çalışanlarına minneti bir borç bilir ve bu yolda hayatını kaybetmiş gönüllü neferlere rahmet dilerim. Bu uzun dönem boyunca sevdiklerimizi, gençlerimizi, yaşlılarımızı kaybettik. Her birine buradan dualarımızı gönderiyoruz. Bu zorlu sürecin ardından ellerimizi dualarımızla birleştirip bu sınavdan edindiğimiz öğretileri unutmadan yolumuza devam edeceğiz. İyilik ve sevgi temennilerimizi hep birinci sırada tutacağız.” dedi.

Etkinlikte katkısı bulunan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı ile St Antuan Kilisesi yetkililerine teşekkür eden Bozkurt, “Binlerce yıldır olduğu gibi, bu topraklarda el ele, yine uzun yıllar birlik ve beraberlik altında sevgi ile yaşamayı dilerim.” diye konuştu.

“Ermeni cemaatimizde, (Kovid dolayısıyla) 350’den fazla kişiyi kaybettik”

Türkiye Ermenileri Patriği Sahak Maşalyan ise sanatçı Bozkurt’un salgın öncesinde de St. Antuan Kilisesi’nde bir konser verdiğini dile getirerek, “Biz her yıl tekrarlamak istiyorduk fakat pandemi izin vermedi.” değerlendirmesinde bulundu.

Salgının birçok şeyi değiştirdiğini ve bozduğunu sözlerine ekleyen Maşalyan, şöyle devam etti:

“(Salgın) 6 milyona yakın can aldı. Sadece bizim küçük Ermeni cemaatimizde 350’den fazla kişiyi kaybettik. Onlardan bazılarının acısı hala içimizde. Çünkü onlar zamansız ölümlerdi. Ölmüşlerimize biz bir şey gönderemeyiz. Başka bir âlemdeler ama ruhsal bazı şeyler gönderebiliriz. Johann Sebastian Bach, ölürken sevdikleri ağlıyor. Onlara, ‘Ağlamayın, ben müziğin doğduğu yere gidiyorum.’ diyor. Gerçekten müziğin doğduğu yer, ruhun ülkesi… Sevdiklerimiz, Kovid-19 dolayısıyla kaybettiklerimiz orada. Bu kilisenin ulvi atmosferinde, söylenecek ilahiler var. Yüreklerimizin duası onlara ulaşsın ve yakınlarına bu dualar teselli olarak gitsin.”

Konserde, Guiseppe Verdi, Marco Frisina, Franz Shubert, Wolfgang Amadeus Mozart, Alexandr Harutyunyan, Giulio Caccini, Alessandro Stradella, Henry Purcell, William Gomez, Magar Yegmalian, Gomidas Vartabed’in eserlerinden oluşan bir repertuvar yorumlandı.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkan Yardımcısı Evren Başar’ın da hazır bulunduğu etkinliği izlemeye gelenler arasında Rum Ortodoks Patrikhanesi, Türkiye Ermenileri Patrikhanesi ve Ermeni Katolik Kilisesi temsilcileri ile sanatseverler yer aldı.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
İletişim Başkanlığı desteğiyle “Pandeminin Ardından, Yeni Umutlar İçin El Ele” konseri düzenlendi