Gıda Sektörünün Covid-19 ile Büyüyen Tehlikesi

featured

Çapraz bulaşma, yani cross-contamination diye bilinen durum; mikroorganizmaların bir yüzeyden diğerine geçişi nedeniyle her yıl milyonlarca insanın gıda zehirlenmesine maruz kalmasına sebep olmaktadır. En son Covid-19’un Çin’deki kasaplar çarşısında açığa çıkması ile bu olayın küresel ölçekte doğurduğu sonuçları hep beraber yaşıyoruz.

 

Bilinçsiz kullanılan katkı maddeleri, tarım ilaçları, besleyicilikten uzak tek tip hazır gıdalar bağışıklık sistemimiz için gerekli besinlerin vücudumuza ulaşmasına engel olmaktadır. Mermilerinin barutunun ıslak, radar sisteminin bozuk, defans sisteminde deliklerin olduğu, komuta merkezi ile cephe arasındaki iletişimde yer yer kesintilerin meydana geldiği bir savaştan gelip çıkmak ne kadar zor ise vücudun da sağlıklı ve dengeli besleme olmaksızın hastalıklara bağışıklık kazanıp onlara karşı direnç göstermesi düşünülemez.

Öncesinde bahsettiğim sorunlar benim gıda sektörüne düşman olduğumu düşündürebilir ancak durum böyle değil. Endüstriyel üretimde önce insan ve artan teknoloji ile dünyada açlık sorununu ortadan kaldırmaya yetecek, insanları ucuz ve yeterli olarak besleyecek bir endüstri idealine inancımı hâlâ korumaktayım ve bu nedenle bir yandan endüstriyel üretimi desteklerken diğer yandan denetimsiz restoranlarda, kafelerde, sokakta satılan, evde bilinçsizce pişirilen yemeklerin sağlığa çok daha ciddi zarar verdiğini biliyorum. Gıdanın hazırlık aşamasındaki laboratuvar titizliğinde, her yemeği her zaman aynı değerlerde (vitamin, mineral, karbonhidrat, protein, yağ) tutmak manuel olarak hiç de pratik değildir. Üretim kanadı bir şekilde izole edilebilirken bunun dağıtım ayağının kontrolü bu kadar kolay olmaz.

Salgın döneminde “Evde kal Türkiye” sloganları ile kendimizi izole ettiğimiz şu günlerde zorunlu olarak dışarı çıktığımız tek konu, yaşam malzemelerinden en önemlisi olan yiyecek ve içecek ihtiyacımızı karşılamak içindi. Süpermarketler, kafeler, eğlence mekânları önünde uzun kuyruklar, içeride izdihamlar yaşanarak virüsün yayılması daha hızlandı. Özellikle A101, Şok, BİM vb. marketler, raflar arası mesafe koymadığı için insanlar dar ve havasız alanlarda alışveriş yapmaktadır. Buradaki olası bulaşının önüne geçmek ise, pek çok insan bu marketlerden sıklıkla alışveriş yaptığı için pek mümkün görünmemektedir.

Bu nedenle salgın sonrasında “Gıda Maddeleri Üretim Metodu” ciddi değişimlere uğrayacaktır. Hammaddelerin işletmeye kabulü, işletmede uygulanması gerekli prosedürler, personelin bulaşıcı etmenlerden arınmış şekilde işbaşı yapması ve üretim sonu depolar, sevkiyatlar, ürün satış rafları, ambalajlara kadar birçok alanda eski uygulamalardan vazgeçmek gerekiyor. Türkiye’de iklim ve coğrafyanın getirdiği birbirinden farklı yeme içme kültürünü düşünürsek, güvenli gıdanın temini, üretimi, dağıtımı ve tüketimi noktasında da birtakım değişikliklere gidilmek zorundadır. Bu nedenle her ne kadar sektörden sektöre, şehirden şehire uygulanacak tedbirler değişecek olsa da uygulamalar insanları vazgeçirmeye değil adapte etmeye odaklı geliştirilmelidir.

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Gıda Sektörünün Covid-19 ile Büyüyen Tehlikesi